İçinde bulunduğumuz yüzyılda tarihin karanlık sayfalarına altın harflerle yazılabilecek kadar kötülük sığdırıyoruz. Daha çok kötülük, daha çok ölüm, daha çok korku; daha az güven, daha az ümit, daha az mutluluk. Ülke olarak son altı ayda yaşadığımız sarsıntılar, son bir ayda yaşadığımız yaşarken normalleştirdiğimiz hayat akışı ve son bir haftanın en mide bulandırıcı gündemi olarak çocuk istismarı...

Çocuk istismarı ile ilgili çok çok kısa bilgiler paylaşmak istiyorum sizinle:

Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 1999) çocuk istismarını, çocuğun hayatına, sağlığına, gelişimine, güven sorumluluk ve becerilerle ilgili genel değerlerine zarar vermek şeklinde tanımlar. Türkiye’de Çocuk İstismarı ve Aile İçi Şiddet Araştırması Özet Raporuna göre duygusal istismar dışında söz konusu fiziksel istismar olduğunda ise çıkan sonuçlar şöyledir; 7-14 yaş aralığındaki kız çocukları en çok baba, öğretmen, arkadaş ve büyük kardeşler tarafından bu davranışlara maruz kalırken erkek çocuklar ise sırasıyla arkadaş, öğretmen, baba, büyük kardeş ve tanımadıkları birinin fiziksel istismarına maruz kalmışlardır. Ve önemli bir bilgidir ki 15-18 yaş aralığındaki erkekler ise yine aynı gruptaki kız çocuklarından daha fazla fiziksel istismara maruz kalmışlardır.
Şimdi size özellikle yayınlanan bazı haberlerden bahsetmek istiyorum, ne yazık ki hepsini buraya yazamayacağım kadar çok utanç var bizde.
  • Bundan dokuz yıl önce (31 Ekim 2006) İzmir’de 17 aylık bir bebeğe tecavüz edildi,
  • Bundan 5 gün önce 5 kişi Adana’da zihinsel engelli çocuğa hap vererek çocuğu taciz ettiler,
  • Bundan 17 gün önce Ankara’da din öğretmeni 3 kız öğrencisini ‘hipnotizeyle size sınav kazandıracağım’ diyerek tacizde bulundu...
Ve hatrı sayılır, çok değer atfedilen vakıflarda çıkan son skandal olay ile (çünkü çok sayıda çocuk vardı, vakfın kimliği vardı, değeri vardı, önemi vardı (!)). ‘#StopChildRapeinTurkey’ etiketi en büyük sosyal ağlardan biri olan Twitter’da  gündemin en üst sıralarına taşındı.
***
Zincir halkaları öylesine bağlı ki birbirine bir tanesinin koparılması diğerlerini ne kadar çabuk döküyor ortalığa. Şu an yazdıklarım hiçbir kurum, hiçbir örgüt, hiçbir topluluk için geçerli değil. Zincirin halkasının kırıldığı ilk nokta ve bugün arka arkaya birçok ilden gelen çocuk istismarı haberleri için, her bir çocuk için! Bunu özellikle bir spor gazetesinde paylaşmamın sebebi ise şudur. Futbol için bende oluşan tek şey o klişe cümle; babadan çocuğuna hem de kız çocuğuna kalan güzel tutku (bugün tarihinden çok daha farklı noktada, ekonomi politik çıkarlarla kuşatılmış, tutkudan uzak, taraftarların insanlığından çıktığı dönemde olsak dahi). Ama futbolun başka bir yüzü var. Arda bir röportajında ‘mahallede top oynarken öğrenirsin anaya bacıya küfredilmeyeceğini’ demişti. Evet futbol severler eminim en çok sizler anneyi, bacıyı, kardeşi gündemde tutuyorsunuzdur aranızda. Bugün o anne, bacı, kardeş dedikleriniz hepsi aslında birer çocuk. Yarının annesi, yarının bacısı, yarının kardeşi. Milli, uluslararası, lig müsabakalarına çıkarken ellerinden tuttuğunuz çocuklar onlar. Hiçbirinin hikayesini bilmediğiniz yanağından makas alıp elini bıraktığınız çocuklar, çoğu zamanda sosyo-ekonomik zorluklarla yol almaya çalışanlar. Mahallede evcilik oynayan, top oynayan, okula giden, Kur’an kursuna giden, bisiklet süren çocuklar. Yeğeniniz, ablanız, abiniz. Buna maruz kalmayan sizler ya da bizler ise sadece şanslı olanlar. Ya da bu yazıyı okurken zamanında yaşadığını kimsenin bilmediğini hatırlayanlar.

Biraz önce bahsettiğimiz bu karanlık çağa mülteci Aylan bebeğin cansız bedenini, binlerce tecavüz haberini, onlarca kadın, onlarca çocuk cinayetini sığdırdık biz. Şimdi ise her gün çocuk istismarı haberleri manşetlere taşınıyor(taşınmaya çalışılıyor en azından). Onlar hiçbir dinin hiçbir ırkın hiçbir görüşün, sınıfın sınıflandıramayacağı kadar bütün. Halının altına sakladığınız tüm o tozları çıkarın ortaya. Cinsel tacizi, istismarı, tacizi yaşayan çocuğun sanmıyorum ki yaşadığı şeyin tarifi mümkün olsun. Kaldırın her cümle sonuna kullandığınız o ‘üç’ kelimelik eki. Kaldırın ki kulakta, sözde, ağızda sonrasında bedenlerde normalleşmesin. Sizler o tozu kaldırma sorumluluğuna sahip kişilersiniz en çok...

Çocuk istismarı ne demek, neleri kapsıyor, nelere neden oluyor görmek isterseniz bir bakın derim: http://www.unicef.org.tr/files/bilgimerkezi/doc/cocuk-istismari-raporu-tr.pdf
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.