Bu adam ne düşünüyor bu kadar? Onu tanıyoruz ama hakkında çok az şey biliyoruz. Gidip konuşmak, sormak lazım.

Kendini bir 'ucube' olarak görüyor musun?

Tam olarak ne demek istiyorsunuz anlayamadım.

Boşver. Haklısın saçma bir soru oldu bu.

Peki gelelim esas konuya cidden sen ne düşünüyorsun?

Her şeyi. Geceyi ve gündüzü, sonbaharı ve kışı. Sevdiğim kadınları ve adını bile hatırlamadıklarımı. Ama en çok sokakları düşünüyorum. Oyun oynayamayan çocukları ve onların babalarını... Viskinin lezzetini ve bir yandan da karnını doyuramayanları. Hiçbir şeyi...

Çok şey düşünüyormuşsun...

Senin gibileri de düşünüyorum bazen. Neden merak edersiniz her şeyi...

Rodin ile aran nasıldı? Sever miydin onu?

Doğrusu pek sevmezdim. Yetenekli adamdı ama aynı zamanda işe yaramazın tekiydi.

Anlatsana biraz kendini, tanıyalım seni.

Rodin beni 1880 yılında  Paris'te alçıdan yaptı. 1904'te ise bronzdan tekrar yapıldım. İki karakterli olmamın sebebinin bu olduğunu söylerdi hep. Felsefi bir isim koydu bana. Herkes merak etti ne düşündüğümü ve böylelikle ünlü oldum. Düşünemeyenler birleşip beni 'ilah' kabul ettiler.

Aşktan bahsetsene biraz, kim bilir neler düşünüyorsundur bu konuyla ilgili?

Aşk deyince aklıma bizim peder Rodin  geliyor. O fırtınalı aşkların adamıydı. Henüz 24 yaşındayken ilk atölyesini kurduğunda 20 yaşında olan Rose Beuret ile tanıştı. Rose Beuret, bizimkinin modelliğini ve yardımcılığını yaptı. Uzun yıllar sevgiliydiler.  Ben de onlar sevgiliyken olmuşum tabii.  Her şey ben yapıldıktan  sonra değişiyor.Hayatına 1883 yılında Camille Claudel giriyor ve onun yeni modeli ve sevgilisi oluyor.  Çok acayip bir kadındı. Yaratıcıydı. O da Rodin'le birlikte heykeller yapıyordu. Sonra  zamanla anlayamadığımız paranoyalar yaşamaya başladı. Yaptığı şeyleri parçalıyor ve sürekli bağırıyordu.

Duymuştum bu hikayeyi. Rodin'i hırsızlıkla da suçlamış...

Evet sürekli aynı şeyleri söylüyordu. Ben o sıralar düşünmekle meşguldüm o yüzden olanlarla çok ilgilenemiyordum. Camile 1913 yılında akıl hastanesine yatırıldı. Bu olaydan 4 yıl sonra  Rodin, 29 ocak 1917’de ilk aşkı Rose Beuret ile evlendi. Rose benim annem gibidir. 53 yıl sonra tekrar biraraya gelmelerine çok sevinmiştim ama bu evlilik sadece 15 gün sürdü. 14 Şubat 1913’te Rose Beuret vefat etti. Aynı yıl 17 Kasım’da da Auguste Rodin'i de kaybettik.


Ona veda etmek zor oldu mu?

Ölümü hep düşünmüştüm ama ilk kez Rose'nin aramızdan ayrılması ile bu kadar yakın olmuştum. Rodin için üzüldüm ama çok değil.

Camille daha sonra seni ziyarete geldi mi?

Hayır gelmedi. Zaten gelemezdi de. Hayatının son 30 senesini akıl hastanesinde geçirdi ve 1943’de o da öldü. Sanki Rodin ile hiç ayrılmamış gibiler. Rodin’in ve Camille’nin tüm eserleri 1919 yılından beri Rodin’in müzeye dönüştürdüğü bu evde sergilniyor.

Dünyanın her yerinden seni görmek için bu müzeye geliyor insanlar. Ne hissediyorsun?

İlgi hoşuma gidiyor ama bu durum bana komik geliyor. Zaten her yerde bana benzeyenlerim varmış. Beni görünce niye  çok şaşırıyorlar anlayamıyorum. Sanırım ben insanları pek anlayamıyorum. Mesela sen daha önce görmüş müydün beni?

Evet, gördüm. Türkiye'de, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin bahçesindesin. Orda olman bile çok konuşuldu çünkü genelde üniversitelerde ya da sanatla ilgili önemli yerlerde boy gösteriyorsun.

Baya ilginçmiş gerçekten. Belkide beni Camile'nin yaptığına inanmıştır sizin ülkedeki insanlar ya da beni oraya koyan Camille'nin aşkına saygı için yapmıştır bunu.

Hiç böyle düşünmemiştim.

Tabiki, düşünmek benim işim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.